Pazarlama İpuçları, Gündem ve Daha Fazlası
AnalyticaHouse’un güçlü iş ortaklıklarından beslenen deneyimi ile güncel trendler, stratejik içgörüler ve sektörel derinlik içeren blog yazılarımızı keşfedin.
Neden web sitem Google'da görünmüyor? Bu durum nasıl düzeltilebilir?
Hangi amaçla olursa olsun bir web sitesi yayınladığınızda, bu web sitesinin kullanıcılar tarafından fark edilmesi amaçlanır. Dünyada milyarlarca web sitesi bulunduğundan, bu kadar çok rakip arasında öne çıkmanın en iyi yollarından biri arama motorlarında sıralanmaktır.Elbette arama motorları (özellikle en çok kullanılan Google), kullanıcılara en iyi içeriğe sahip web sitelerini göstermek ister. Ancak bazı durumlarda en iyi içerik sizin web sitenizde olsa bile, web siteniz arama sonuçlarında görünmez. Bu çok karmaşık nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, çok basit teknik nedenlerden dolayı da olabilir. Ancak günün sonunda, web sitenizin Google arama sonuçlarında görünmemesi sizin için büyük bir sorun haline gelecektir.İşte sizin için iyi haber. Google’da ve diğer arama motorlarında görünmemeye neden olan başlıca teknik eksiklikler hakkında bir araştırma yaptık.Ancak problemlere ve çözümlere geçmeden önce bir web sitesinin arama motorları tarafından nasıl fark edildiğini tartışalım.Web sitemin Google’da görünmesi için hangi faktörlere dikkat etmeliyim?Aslında Google tüm web sitelerini sıralarken birçok faktör göz önünde bulundurur. Ancak temelde Google’ın dikkate aldığı 3 ana faktör vardır: 1. Eğer bir web sitesinin yapısı anlaşılması kolay ise bu web sitesi çok kolay taranır. Aksine, bir web sitesinin yapısı arama motoru botları için anlaşılması zorsa, bu site arama sonuçlarında yer almaz. Bu durum bir web sitesi için dizine eklenebilirlik sorunlarını tanımlar. 2. Eğer bir web sitesi temel öğelerle doğru bir şekilde kurulmamışsa bu site kullanıcılarına iyi bir hizmet sunmaz. Bir web sitesi için temel teknik sorunlar derhal düzeltilmelidir. Örneğin; bir web sitesinde SSL sertifikası yoksa bu, o sitenin güvenli olmadığı anlamına gelir. Kullanıcılar bu tür sitelerden kaçınır, Google da öyle. 3. Eğer bir web sitesinin içerik yapısı doğru anahtar kelimelerle oluşturulmazsa ve bu anahtar kelimeler kullanıcı niyetini doğru şekilde yansıtmazsa, bu durum web sitesinin Google’da görünmemesine neden olur. Diğer tüm unsurlar doğru olsa bile sadece iyi içeriğe sahip olmamak, sitenin arama sonuçlarında görünmez hale gelmesine yol açar. Bunlar, bir web sitesinin Google arama sonuçlarında sıralanmamasının en sık görülen nedenleridir. İşte Google’da görünmemeye neden olan bu tarama, teknik veya içerik sorunlarıyla ilgili en yaygın problemler.1. Sıralanmak istenen site/sayfa çok yeni.İnternette milyarlarca web sitesi vardır. Bu siteleri sıralamak ve kullanıcıya göstermek Google için elbette çok zor bir problemdir. Bu nedenle, yeni açılan bir web sitesinin Google tarafından hızlıca dizine eklenmesi çok yaygın değildir. Dün açılan bir sitenin bugün Google arama sonuçlarında çıkmasını beklemek gerçekçi olmayacaktır. Bir web sitesinin Google arama sonuçlarında yer alıp almadığını görmenin en kolay yolu Google’da "site:sitename" şeklinde arama yapmaktır. Örneğin; AnalyticaHouse sitemiz için yaptığımız arama, sitenin 192 sayfasının Google dizininde olduğunu gösteriyor. Eğer bu şekilde yapılan arama sonucunda yukarıdakine benzer hiçbir sonuç bulunmuyorsa, aranan web sitesi henüz Google tarafından keşfedilmemiş demektir.Nasıl düzeltilir?Google’ın bir web sitesini keşfetmesini sağlamanın en kolay yolu, site URL’leriyle bir site haritası oluşturmak ve bunu Search Console üzerinden yüklemektir. Bir web sitesinin site haritası genellikle sitename.com/sitemap.xml adresinde bulunur. Örneğin; AnalyticaHouse’un site haritası analyticahouse.com/sitemap.xml adresinde mevcuttur. Eğer bir web sitesinde site haritası dosyası yoksa, bunu oluşturmanın farklı yöntemleri vardır. Bu yöntemlerden en pratik olanı, siteyi tarayan araçlarla web sitesindeki URL’leri XML dosyası olarak almaktır. Bu araçlardan bir örnek xml-sitemaps.com’dur. İlgili alana site URL’sini yazıp elde edilen xml dosyası, web sitesi sunucusunun kök dizinine eklenmelidir. Sonrasında bu oluşturulan site haritası dosyası Google Search Console üzerinden gönderilmelidir. Search Console>Sitemaps>Enter Sitemap URL>Submit Örneğin, AnalyticaHouse sitemiz için yeni bir site haritası dosyası hazırlandığında, bu dosya URL’si yukarıdaki "Yeni bir site haritası ekle" bölümüne girilmeli ve "Gönder" seçilmelidir. Ardından Google bu site haritasındaki tüm URL’leri tarayacak ve siteyi dizine ekleyecektir.2. Arama motorlarının siteyi dizine eklemesi veya taraması engellenmiş olabilirBazen Google, taradığı sayfaları dizine eklemez. Bunun nedeni, site sahibinin Google’a o sayfayı dizine eklememesini söylemesidir. Bir sayfadaki noindex etiketi bu işlevi görür. Eğer bir sayfa aşağıdaki gibi bir kod içeriyorsa, Google o sayfayı dizine eklemez.Benzer şekilde, belirli bir sayfa veya tüm site Google tarafından taranması engellenebilir. Bunun için sitenin robots.txt dosyası kullanılır. Bir web sitesinin robots.txt dosyası “sitename.com/robots.txt” adresinden görüntülenebilir. Eğer bu dosyada aşağıdaki gibi "Disallow:" ile başlayan bir komut görüyorsanız, bu komuttan sonraki URL yapısının taranmasına izin verilmez. Örneğin; yukarıda “analyticahouse.com/robots.txt” adresinden erişilen AnalyticaHouse robots dosyası görülmektedir. AnalyticaHouse sitesinde Disallow komutu ile engellenmiş iki URL olduğunu görüyoruz. Bu komutlar "analyticahouse.com/privacy-policy" ve "analyticahouse.com/tr/gizlilik-politikamiz" URL’lerinin taranmasına izin verilmediği anlamına gelir.Nasıl düzeltilir?Noindex etiketi nedeniyle Google tarafından dizine eklenmeyen sayfalar, Google Search Console’un "Dizin" bölümünde ayrıntılarıyla belirtilir. Örneğin; AnalyticaHouse sitesi için "‘noindex’ etiketi ile hariç tutulan" uyarısı, aşağıdaki gibi 5 sayfanın noindex etiketiyle dizine eklenmesinin engellendiğini belirtir. Aynı bölümde, robots ile engellenen sayfalar ise aşağıdaki uyarı ile belirtilir. Bu şekilde belirtilen sayfalar hata detaylarından tespit edilmeli ve ilgili sayfalardaki noindex etiketleri kaldırılmalıdır. Robots ile engellenen sayfalar için robots.txt dosyası düzenlenmeli ve Disallow komutları kaldırılmalıdır.3. Web sitesi Google tarafından cezalandırılmış olabilir.Çok nadir olsa da web sitesi Google tarafından cezalandırılmış olabilir. Bu cezadan dolayı arama sonuçlarında görünmeyebilir. Google cezalarının iki farklı türü vardır:Eğer bir web sitesinin yapısı anlaşılması kolay ise bu site çok kolay taranır. Aksine yapısı zor anlaşılırsa arama sonuçlarında yer almaz. Bu, dizine eklenebilirlik sorunlarını tanımlar.Bir web sitesi temel unsurlarla doğru kurulmamışsa kullanıcıya iyi bir deneyim sunmaz. Temel teknik sorunlar hemen çözülmelidir. Örneğin, SSL sertifikası olmayan siteler güvenli değildir. Kullanıcılar bu tür sitelerden kaçınır, Google da öyle.Bir web sitesinin içerik yapısı doğru anahtar kelimelerle oluşturulmamışsa ve bunlar kullanıcı niyetini doğru şekilde yansıtmıyorsa site Google’da görünmez. Diğer tüm unsurlar tamam olsa bile, iyi içerik olmaması tek başına görünmezliğe yol açar. Algoritmik: Bunlar Google algoritmaları tarafından tespit edilen ve manuel cezalara kıyasla daha basit nedenlerle uygulanan cezalardır. Bu cezalar bazı araçlarla tespit edilebilir. Manuel: Bir Google çalışanının Webmaster Yönergelerine aykırı hareketleri tespit etmesi sonucu uygulanan en ciddi ceza türüdür. Bu tür manuel ceza, Search Console aracılığıyla site sahibine bildirilir. Nasıl düzeltilir?Manuel cezalar, Search Console’daki "Manuel İşlemler" bölümünde ayrıntılı olarak belirtilir. Burada bir bildirim varsa, çözüm için plan yapılmalı ve site yönergelere göre düzenlenmeli, ardından Google’a cezanın kaldırılması için başvuru yapılmalıdır. Algoritmadan kaynaklanan Google cezaları farklı araçlarla tespit edilebilir. Bu araçlardan biri olan Panguin Tool oldukça işlevseldir. Yukarıda görüldüğü gibi algoritma güncellemeleri ile Google organik kullanıcıları arasındaki ilişkiyi net bir şekilde ortaya koyar ve algoritma temelli cezalar için kullanıcı düşüşlerini anında fark etmenizi sağlar. Penguin dışında birçok farklı araç da algoritma tabanlı cezaları kolayca tespit edebilir. Böyle bir ceza ile karşılaşıldığında, sitede cezaya neden olabilecek spam düzenlemeler hızla kaldırılmalıdır. Daha fazla ayrıntı için Google cezalarıyla ilgili içeriğimizi de inceleyebilirsiniz. 4. Web sitesi yeterli kaliteli backlinklere sahip olmayabilir.Web sitesi teknik olarak Google tarafından sorunsuz bir şekilde taranıp dizine eklenmiş olsa bile, bu sitenin sıralanmaya değer olduğunu Google’a kanıtlayacak başka bir faktör daha vardır: Backlinkler. Google gözünde yüksek otoriteye sahip sitelerden alınan kaliteli backlinkler, bir sitenin sıralamasında fark edilir bir artış sağlar. Yeterli backlinki olmayan sitelerin Google tarafından keşfedilmesi, içeriği kaliteli olsa bile zaman alabilir. Backlink sayısı ile Google’da sıralanan kelimeler arasında pozitif ilişki olduğunu ortaya koyan birçok çalışma vardır. Bunlardan biri olan Ahrefs’in aşağıdaki grafiği bu ilişkiyi oldukça net göstermektedir. Kaynak: https://help.ahrefs.com/en/articles/2791107-what-s-the-difference-between-referring-domains-and-backlinksNasıl düzeltilir?Bir web sitesinin backlink sayısını artırmak için birçok farklı yöntem vardır. Google’ın önerdiği ve dikkate aldığını belirttiği en iyi backlink yöntemi, yüksek otoriteye sahip bir web sitesindeki ilgili bir içerikten doğal olarak elde edilen backlinklerdir. Backlinklerin önemi ve backlink kazanma yöntemleri hakkında daha fazla bilgi için “Backlinkler Nedir ve Neden Önemlidir?” yazımıza göz atabilirsiniz.5. Web sitesi çok yavaş olabilirGoogle son yıllarda site hızını doğrudan bir sıralama faktörü olarak tanımlamıştır. Eğer bir web sitesi yavaş yükleniyorsa ve hız sorunları yaşıyorsa, arama sonuçlarındaki performansı da kötü olacaktır. Aksine hızlı siteler Google tarafından iyi sıralama sonuçlarıyla ödüllendirilir. Yavaş siteleri Google sevmez ve internet kullanıcıları da tercih etmez. Birçok çalışma, özellikle mobil siteler için 3 saniye içinde tepki veremeyen ziyaretçilerin %53’ünün siteyi hemen terk ettiğini ortaya koymuştur. Bu nedenle, web sitesi yavaşsa siteyi hızlandırmak arama görünürlüğünü kesinlikle artıracaktır.Nasıl düzeltilir?Site hız puanı, Google Page Speed Insights veya GTMetrix gibi hız ölçüm araçlarıyla ölçülebilir. Bu tür araçlar, bir web sitesinin hız performansını hem mobil hem de masaüstünde 100 üzerinden bir puanla değerlendirir. Bu tür araçlar, bir web sitesinin daha hızlı yüklenmesi için yapılabilecek teknik düzenlemeler konusunda aşağıdaki gibi önerilerde bulunur. Yukarıda görüldüğü gibi, web sitesinin hız performansını artırmak için bazı öneriler bulunmaktadır. Bu öneriler ayrıca hangi dosyaların gecikmelere neden olduğunu da gösterir. Örneğin; üstteki “resimleri uygun boyutta ekleyin” önerisini uygulamak için sitedeki görsellerin uygun alanlara uygun boyutlarda eklenmesi gerekir.SonuçElbette bir web sitesinin Google’da sıralanmamasının nedenleri sadece yukarıda belirttiklerimiz olmayabilir. Bunların dışında da birçok farklı
Kullanılmayan CSS ve JS Satırları Nasıl Tespit Edilir?
Web site hızı, SEO çalışmalarındaki en önemli metriklerden bir tanesidir. Günümüzde hemen her arama motoru, web sayfaların hızlı açılması, sayfalardaki DOM boyutunun düşük olması ve minimum düzeyde kaynak tüketimini önemsemektedir. Bu yüzden arama motorları; yavaş açılan, gereksiz kod satırlarıyla dolu, aşırı yüksek boyutta DOM ögeleri kullanan web sayfaları, kullanıcılara başarısız bir sayfa deneyimi sundukları düşünülerek, bu sitelerin üst sıralarda gösterilmekten kaçınırlar.Pagespeed veya GTMetrix gibi ücretsiz hız analiz araçlarıyla yapmış olduğumuz analizlerde, genellikle karşılaştığımız en önemli sorunlar "Kullanılmayan CSS'i Azaltın" ve "Kullanılmayan JavaScript'i Azaltın" uyarıları olmaktadır. Bu uyarılarla ilgili bir aksiyon almadan önce, bu hataların sebeplerini iyi analiz etmeli, web sitemizin alt yapısında barınan CSS ve JavaScript dosyalarının/kütüphanelerin neler olduğunu bilmemiz gerekmektedir.Kullanılmayan CSS'i ve JavaScript'i Azaltın Uyarısı Neden Olur?Genellikle e-ticaret alt yapıları, bünyelerinde hazır CSS ve JavaScript kütüphaneleri barındırmaktadırlar. Bu kütüphaneler, her tip web sitesinde kullanışlı olmak amacıyla yazıldıklarından, içlerinde kullanmadığımız pek çok CSS class'ları ve JavaScript fonksiyonları barındırırlar. Bu dosyalarda yer alan ve web sitemizde kullanmadığımız CSS satırlarını ve JavaScript fonksiyonlarını tespit edip, dosyadan temizleyebilir ve sayfalarımızın daha yüksek performansta açılmasını sağlayabiliriz. Bu satırları tespit etmek için aşağıda paylaştığımız yöntemi sizler de kendi web sitenizde uygulayabilirsiniz!Kullanılmayan CSS ve JavaScript Satırları Nasıl Tespit Edilir?Öncelikle web sitenize giriş yaptıktan sonra, analizini yapmak istediğiniz sayfada sağ tıklayarak "İncele/Inspect" seçeneğine tıklıyoruz.Ardından açılan DevTools panelinin sağ tarafında yer alan üç nokta simgesine tıklayarak More Tools > Coverage seçeneğini aktif hale getiriyoruz.Alt kısımda açılan Coverage panelindeki reload butonuna tıklayarak sayfanın yenilenmesini ve DevTools'un sayfada yer alan CSS ve JavaScript dosyalarını yüklemesini sağlıyoruz.Sayfaya yüklenen CSS/JavaScript dosyalarından herhangi bir tanesine tıklayarak DevTools sekmesinde açılmasını sağlıyoruz.Açılan CSS/JavaScript dosyasında yer alan ve mavi renk ile boyalı kısımlar, ilgili CSS Satırı/JavaScript fonksiyonunun sayfada aktif olarak kullanıldığını, kırmızı renk ile boyalı kısımlar ise kullanılmadığını bizlere göstermektedir.Bu sayede web sitemizin alt yapısında barındırdığı tüm CSS ve JavaScript dosyalarında hangi satır ve fonksiyonların kullanılıp kullanılmadığını rahatlıkla tespit edebiliyoruz.Kullanılmayan CSS ve JS'i Temizlemeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?Her ne kadar web sitemizde barındırdığımız ve sayfaya yüklediğimiz CSS ve JavaScript kütüphanelerinde yer alan kodların bir çoğunu kullanmıyor gibi görünsek de, bu kodlar içerisinde temizlik yapmadan önce dikkat etmemiz gereken bazı noktalar mevcut. Kullanılmayan CSS ve JS temizliği yapmadan önce mutlaka aşağıdaki maddelere dikkat ediniz:İlgili CSS/JS kodunun her tarayıcı, her cihaz ve her sayfada kullanılmadığından emin olun. Bazı JavaScript fonksiyonları belirli event'lere bağlı olarak çalışabilmektedir. Örneğin scroll, click gibi kullanıcı taraflı event'lerle çalışan JavaScript fonksiyonları temizlemeden önce hangilerinin aktif/pasif olduğu iyi analiz edilmelidir. CSS ve JS temizliği yapmadan önce mutlaka tarayıcınızın DOM boyutunu yükselten CSS ve JS dosyalarını ayrıştırın. Küçük boyutlu CSS ve JS dosyalarıyla vakit kaybetmeyin. Optimizasyonları yapmadan önce mutlaka web sitenizin yedeğini almayı unutmayın!Sizler de bu yöntemi kullanarak, web sitenizdeki kullanılmayan CSS ve JavaScript satırlarını tespit edebilir, temizleyebilir ve web sitenizi ziyaret eden kullanıcılara daha performanslı sayfalar gösterebilirsiniz!
Domain Geçmişi Nasıl Kontrol Edilir?
Domain, web sitemizin sahip olduğu alan adına verilen isimdir. Örneğin https://analyticahouse.com web sitesinin sahip olduğu domain/alan adı "analyticahouse.com"dur. Domainler, alan adı kiralayıcıları (hosting/domain firmaları) tarafından belirli bir süreyle kiralanarak kullanılmaktadırlar. Yeni bir web sitesi açmayı düşündüğümüzde veya mevcuttaki web sitemizin geçmişte kullanılıp kullanılmadığını öğrenmek istediğimizde domain geçmişini kontrol etmemiz gerekir. Domain geçmişini kontrol etmek için 2 harika yöntemi sizler için derledik!Domain Geçmişi Neden Önemli?Kullanmakta olduğumuz web sitesinin alan adının/domaininin geçmişte hangi amaçlarla kullanıldığı, herhangi bir arama motoru cezasına maruz kalıp kalmadığını öğrenmek, web sitemizde uygulayacağımız SEO optimizasyonlarında daha bilinçli ve verimli olmamızı sağlayacaktır. Ayrıca web sitemizin geçmişte, Google algoritma güncellemelerinden ne ölçüde etkilendiğini analiz etmek, sitemizde uygulamayı düşündüğümüz SEO çalışmaları için bizlere fikir verecektir. Bu yüzden domain geçmişini kontrol etmek, web sitesinin geçmişte hangi amaçlar için kullanıldığı ve Google algoritmalarından nasıl etkilendiğini bilmek, gelecekte yapacağımız çalışmalara ışık tutacaktır.Domain Geçmişi Nasıl Kontrol Edilir?Domain geçmişini kontrol etmek için videomuzda bahsettiğimiz iki farklı yöntemi uygulayabilirsiniz. Bu yöntemler sayesinde hem domaininizin geçmişte nasıl göründüğü, ne için kullanıldığı hem de Google algoritma güncellemelerinden ne ölçüde etkilendiğini öğrenebilirsiniz. WebArchive İle Domain Geçmişini Kontrol EtmeWeb sitenizin geçmişte nasıl göründüğünü merak ediyorsanız WebArchive web sitesine girerek, sitenizin ana URL'ini yapıştırmanız ve enter'a basmanız yeterlidir. WebArchive bizlere, 1996 yılından bu yana web sitesinin hangi tarihlerde aktif olduğu ve aldığı snapshot'ları gösteren bir kronolojik bar sunmaktadır.Bu kısımdan domaininizin aktif olduğu bir yılı seçerek, aşağıda yer alan takvimden kayıtlı olan snapshot'lara tıklayarak domaininizin o tarihte nasıl göründüğünü, ne amaçla kullanıldığını öğrenebilirsiniz!Website Penalty Indicator İle Domainin Google Algoritma Güncellemelerinden Nasıl Etkilendiğini ÖğrenmeSahip olduğumuz alan adının/domainin, geçmiş Google algoritma güncellemelerinden ne ölçüde etkilendiğini, herhangi bir ceza alarak indekslerini/SEO görünürlüklerini kaybedip kaybetmediğini öğrenmek için Website Penalty Indicator aracını kullanabilirsiniz.Web sitesine giriş yaptıktan sonra alan adınızı yazmanız ve ülkenize ait Google uzantısını seçmeniz yeterlidir. Ardından "check domain" diyerek alan adının geçmişteki Google algoritma güncellemelerinden nasıl etkilendiğini görebilirsiniz.Website Penalty Indicator aracı tamamen ücretsiz bir araç olup, web sitenizin Google algoritma güncellemelerinden nasıl etkilendiğini sizlerle paylaşır. Daha ayrıntılı incelemek ve bu algoritma güncellemelerinin hangileri olduğu hakkında bilgi almak için, ücretli bir araç olan SearchMetrics aracını da kullanabilirsiniz.Domaininizi geçmişte etkilemiş olabilecek Google algoritma güncellemelerini ve değişikliklerini detaylıca öğrenmek için Geçmişten Günümüze Google Algoritma Güncellemeleri başlıklı blog yazımıza göz atabilirsiniz!
Forever Young: Evergreen Content
Evergreen içerik, yapraklarını hiç dökmeyen büyülü bir orman gibidir. Yayınlandıktan uzun süre sonra bile hedef kitleniz için alakalı ve değerli kalan içeriktir. Web sitenize düzenli trafik sağlar ve markanızı sektörünüzde bir düşünce lideri olarak konumlandırır.Evergreen içeriğin içerik pazarlamasındaki önemi göz ardı edilemez. Hedef kitlenizin sorunlarını çözen, yüksek kaliteli ve bilgilendirici içerik oluşturmak; okuyucularınızla güven, sadakat ve etkileşim kurar. Bu da web sitesi trafiğinde artışa, sosyal paylaşımlara, backlinklere ve SEO sıralamalarında iyileşmeye yol açabilir. Bunların hepsi başarılı bir içerik pazarlama stratejisi için kritik öneme sahiptir.Dolayısıyla, zamanın testine dayanacak içerikler oluşturmak istiyorsanız, kitlenizin önemsediği konuları belirleyerek onlara kullanabilecekleri uygulanabilir tavsiyeler veya bilgiler sağlayarak başlayabilirsiniz. Daha fazlasını öğrenmek için okumaya devam edin.Evergreen İçeriğin TanımıTerminolojik olarak “evergreen” kelimesi aslında gazetecilikte kullanılan bir kavramdır. Gazetecilikte evergreen, zamansız içerik anlamına gelir – evergreen içerik güncel olandan bağımsızdır, bu nedenle önceden hazırlanabilir.Bu durum içerik pazarlama sektöründe de geçerlidir. Evergreen, uzun süre boyunca kitleniz için alakalı ve faydalı kalan içeriktir. Her zaman talep gören konuları kapsar ve zamansız, bilgilendirici ve uygulanabilir bilgiler sunar. Göreceğimiz üzere, evergreen içerik örnekleri arasında “nasıl yapılır” kılavuzları, sektör içgörüleri, en iyi uygulamalar, ürün incelemeleri ve SSS’ler yer alır.Evergreen içerik oluşturmak başarılı bir içerik pazarlama stratejisi için gereklidir. Markanızı sektörünüzde güvenilir bir otorite olarak konumlandırır, web sitenize düzenli trafik sağlar ve hatta SEO sıralamanızı iyileştirebilir. Kitleniz için alakalı konulara odaklanarak, ayrıntılı ve faydalı bilgiler sunarak ve etkileyici multimedya kullanarak işletmeniz için aylarca hatta yıllarca sonuç verecek içerikler oluşturabilirsiniz.Evergreen İçeriği Özel Kılan NedirEvergreen içerik zamansız olacak şekilde tasarlanır; okuyucularınıza yazıldıktan aylar hatta yıllar sonra bile geçerliliğini koruyan faydalı içerikler sunar. Hiçbir zaman modası geçmeyen ve okuyucular için değerli bir kaynak olarak hizmet eden içerik türüdür. Evergreen içeriğin özelliklerini derlediğimizde şöyle bir liste çıkar: Zamansızdır. Evergreen içerik, trendlerden veya haber döngüsündeki değişimlerden bağımsız olarak her zaman hedef kitleniz için alakalı ve faydalıdır. Değerli bilgiler sunar. Okuyucuların sorunlarını çözmelerine veya hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olacak yüksek kaliteli, bilgilendirici ve uygulanabilir tavsiyeler ya da çözümler sunar. Güvenilir bir kaynaktır. Evergreen içerik iyi araştırılmış ve gerçeklere dayalıdır; kitlenizde güven ve otorite oluşturur. İyi görünür. Görsel olarak ilgi çekicidir ve resim, video veya infografik gibi multimedya öğeleri içerebilir. SEO dostudur. Evergreen içerik arama motorları için optimize edilmiştir; anahtar kelimeler, meta açıklamalar ve arama sonuçlarında üst sıralarda yer almasına yardımcı olacak diğer SEO en iyi uygulamalarını içerir. Öne Çıkan Evergreen İçerik TürleriEvergreen içerik oluştururken seçim yapabileceğiniz pek çok seçenek vardır! Evergreen içeriğin güzelliği, asla modasının geçmemesidir. “Nasıl yapılır” kılavuzlarından sektör içgörülerine, ürün incelemelerinden SSS’lere kadar evergreen içerik kapsamına girebilecek pek çok konu vardır.İster bir blogger, ister bir pazarlamacı, ister bir işletme sahibi olun; evergreen içerik oluşturmak, uzun vadeli sonuçlar sağlayacak değerli bir yatırımdır. Aşağıda her zaman faydalı olan bazı evergreen içerik türlerini örneklerle bulabilirsiniz.“Nasıl Yapılır” Kılavuzları“Nasıl Yapılır” kılavuzları evergreen içeriğin temel taşlarından biridir çünkü belirli bir görevin veya projenin nasıl tamamlanacağını adım adım açıklar. Yemek pişirmekten bahçeciliğe, ev dekorasyonundan dijital pazarlamaya kadar çok geniş konuları kapsayabilir. Etkili “Nasıl Yapılır” kılavuzları oluşturmanın anahtarı, onları mümkün olduğunca kullanıcı dostu hale getirmektir. Bu nedenle genellikle karmaşık kavramları basit, takip edilebilir adımlara ayırmaya yardımcı olan görseller, infografikler veya videolar eşlik eder. WikiHow, isminden de anlaşılacağı üzere, “nasıl yapılır” içerikleri toplayan en iyi platformlardan biridir. Görselde gördüğünüz gibi, “Bir Kediyi Nasıl Sevilir” gibi en uç ve niş konularda bile adım adım kılavuz bulabilirsiniz.Açık, öz bir dil ve etkileyici görsellerin birleşimini kullanarak “Nasıl Yapılır” kılavuzları, kitlenizin hedeflerine ulaşmasına ve yeni zorlukların üstesinden güvenle gelmesine yardımcı olabilir. İster yeni müşteriler çekmek isteyen bir işletme sahibi olun, ister kitlenizi büyütmek isteyen bir blogger, “Nasıl Yapılır” kılavuzları her içerik pazarlama bağlamında değerli bir varlıktır.En İyi UygulamalarEn İyi Uygulamalar, evergreen içeriğin bir diğer mükemmel örneğidir. Okuyuculara bir şeyi daha iyi, daha hızlı veya daha verimli yapmaları için ipuçları ve tavsiyeler sunar; böylece becerilerini veya bilgilerini geliştirmek isteyen herkes için değerli bir kaynak olur. En iyi yanı, çok geniş konuları kapsayabilmesidir; üretkenlik tüyolarından zaman yönetimi ipuçlarına, yemek pişirme tekniklerinden egzersiz rutinlerine kadar.Okuyucularınıza günlük yaşamlarında uygulayabilecekleri pratik tavsiyeler vererek güvenilir bir bilgi kaynağına dönüşebilir ve sadık bir okuyucu kitlesi geliştirebilirsiniz. İster niş bir kitleye, ister daha geniş bir demografiye hitap ediyor olun; En İyi Uygulamalar uzmanlığınızı paylaşmanın ve okuyucularınıza değer katmanın etkili bir yoludur.Sektör İçgörüleriSektör İçgörüleri, sektörünüzle ilgili konuları kapsayan değerli bir evergreen içerik türüdür. Bu yazılar piyasa trendleri ve sektör haberleri gibi konuları içerebilir. Bilgi ve uzmanlığınızı sergilemek için bir fırsat sunarken aynı zamanda markanızı alanınızda bir düşünce lideri olarak konumlandırır. Harika bir örnek olarak Investopedia verilebilir. Finans, ekonomi, uluslararası piyasalar gibi birçok konuyu kapsar ve yatırım ipuçları ve içgörüleri de sunar.Bilgilendirici ve faydalı içerik sunarak sektör profesyonellerinden ve ilgili okuyuculardan oluşan sadık bir kitle çekebilir ve elde tutabilirsiniz. Ayrıca, Sektör İçgörüleri ağ kurma ve sektörünüz içinde ilişkiler geliştirmek için bir araç olarak da kullanılabilir. İster bir girişimci, ister yerleşik bir iş insanı, ister erişiminizi genişletmek isteyen bir pazarlamacı olun; Sektör İçgörüleri markanızı güvenilir ve otoriter bir bilgi kaynağı olarak konumlandırmanıza yardımcı olur.SSSSSS (Sıkça Sorulan Sorular), kitlenize değerli bilgiler sağlayabilen önemli bir evergreen içerik türüdür. Yaygın soruları veya endişeleri ele alarak okuyucularınızın zaman ve çabasından tasarruf etmelerini sağlarken markanızı yardımsever ve bilgili bir kaynak olarak konumlandırır. Ayrıca, markanız veya sektörünüzle ilgili yanlış anlamaları ya da olumsuz algıları gidererek itibarınızı iyileştirebilir ve kitlenizle güven inşa edebilirsiniz.Buna ek olarak, SSS içerikleri arama motorları için taranıp dizine eklenebilecek alakalı ve değerli bilgiler sağladığından SEO açısından faydalı olabilir. Kullanıcıların arama sorgularıyla uyumlu, iyi yazılmış SSS içeriklerini dahil ederek web sitenizin otoritesini artırabilir ve genel arama motoru sıralamalarınızı iyileştirebilirsiniz. İster web sitenizde ayrı bir SSS sayfası oluşturun, ister blog veya sosyal medya içeriğinize ekleyin; bu içerik türü, genel içerik pazarlama stratejinize değer katabilir.Ürün İncelemeleriÜrün İncelemeleri, kitlenize değerli bilgiler sunan ve onların bilinçli satın alma kararları vermelerine yardımcı olan bir evergreen içerik türüdür. Fiziksel bir ürünü veya dijital bir hizmeti inceliyor olun, okuyucular ürün hakkındaki görüşlerinizi ve içgörülerinizi takdir edecektir. İyi hazırlanmış bir Ürün İncelemesi dürüst, ayrıntılı ve kapsamlı olmalı; ürünün avantajlarını ve dezavantajlarını net bir şekilde aktarmalıdır. Örneğin, ConsumerSearch belirli bir kategorideki en iyi ürünler hakkında müşteri geri bildirimlerini toplayarak kapsamlı ürün incelemeleri yapar.Bir ürün hakkında benzersiz bakış açınızı sunarak güvenilir bir bilgi kaynağı olarak kendinizi konumlandırabilir ve sadık bir okuyucu kitlesi oluşturabilirsiniz. Ayrıca, Ürün İncelemeleri içeriğinizi paraya dönüştürmenin ve bağlantılarınız üzerinden gerçekleşen satışlardan affiliate komisyonları kazanmanın etkili bir yolu olabilir. İster bir blogger, ister bir YouTuber, ister bir sosyal medya etkileyicisi olun; Ürün İncelemeleri hem size hem de kitlenize fayda sağlayabilecek değerli bir evergreen içerik türüdür.Evergreen İçeriğin FaydalarıEvergreen içerik, sürekli değer sunan bir bahçe gibidir – biraz bakım ve ilgi gerektirir ama oluşturulduktan çok sonra bile büyümeye ve değer katmaya devam eder. Evergreen içerik üreterek ve yayınlayarak bilginin tohumlarını ekiyorsunuz; bunlar aylar hatta yıllar boyunca web sitenize yeni ziyaretçiler çekmeye devam edebilir. Ayrıca evergreen içerik her zaman alakalı ve bilgilendirici olduğu için markanızı sektörünüzde güvenilir bir otorite olarak konumlandırabilir. Bunu uzun vadede karşılığını alacağınız bir yatırım gibi düşünün! Hadi evergreen içeriğin hangi açılardan faydalı olduğuna bakalım.SEO FaydalarıEvergreen içerik, okuyuculara kalıcı değer sunduğu için SEO çalışmalarınıza büyük fayda sağlayabilir. Bu, daha fazla trafik ve artan etkileşim demektir. Arama motorları, kullanıcılarına değer sunan yüksek kaliteli, alakalı içerikleri önemser.Evergreen içerik oluşturarak arama motorlarına web sitenizin belirli bir konuda bilgi arayan kullanıcılar için değerli bir kaynak olduğunu gösterebilir, bu da daha yüksek sıralamalar ve artan görünürlük sağlayabilir.Uzun Ömürlülük ve SürdürülebilirlikUzun ömürlülük ve sürdürülebilirlik, evergreen içeriğin iki ana faydasıdır. Güncel veya mevsimsel içerikler hızla önemini ya da popülerliğini yitirirken, evergreen içerik uzun süre boyunca faydalı ve bilgilendirici olacak şekilde tasarlanır.Gelişmiş Marka BilinirliğiEvergreen içerik ayrıca marka bilinirliğinizi artırmaya yardımcı olabilir. Sürekli olarak yüksek kaliteli, bilgilendirici ve kitlenize değerli içerik sunarak markanızı güvenilir bir bilgi kaynağı olarak konumlandırabilirsiniz. Bu, artan marka tanınırlığına ve hedef kitlenizle daha güçlü bir bağ kurulmasına yol açar; sonuç olarak web sitenize daha fazla trafik ve satış getirebilir.SonuçÖzetle, evergreen içerik her içerik pazarlama planının önemli bir bileşenidir. Zamanla değerini koruyan yüksek kaliteli ve eğitici içerikler üreterek web sitenizin ziyaretçi sayısını artırabilir, markanızı sektörünüzde bir otorite olarak konumlandırabilir ve SEO sıralamalarınızı yükseltebilirsiniz. Sır, kitlenize değer sunmaktır – ister ürün incelemeleri, ister sektör içgörüleri, ister “nasıl yapılır” kılavuzları, ister SSS içerikleri olsun. O halde evergreen içerik fikirleri üretmeye başlayın ve çevrimiçi varlığınızın nasıl geliştiğini görün!Kaynakça https://en.wikipedia.org/wiki/Evergreen_(journalism) https://digitalmarketinginstitute.com/blog/the-beginners-guide-to-evergreen-content https://www.wordstream.com/blog/ws/2012/10/16/guide-to-evergreen-content-marketing https://ahrefs.com/blog/evergreen-content/ https://buffer.com/library/evergreen-content/ https://coschedule.com/blog/evergreen-content
Dijitalleşme Nedir?
Dijitalleşme, teknolojik gelişmelerin insan yaşamına yansımasıyla ortaya çıkan bir süreçtir. Bu süreçte, analog olarak yürütülen işlemler ve faaliyetler, dijital ortama aktarılır ve dijital olarak yürütülür hale gelir. Dijitalleşmenin ana amacı, işlemlerin daha hızlı ve etkili bir şekilde gerçekleştirilmesidir.Dijitalleşme Nedir? Dijitalleşmenin EtkileriDijitalleşme, her alanda büyük bir etki yaratmaktadır. İş dünyasında, dijitalleşme sayesinde işletmeler daha hızlı ve daha verimli hale gelir. İletişim, üretim, satış ve pazarlama süreçleri dijitalleştirilerek işletmelerin rekabet gücü artırılır. Dijitalleşme aynı zamanda yeni iş modelleri ve iş fırsatları yaratır.Eğitim alanında da dijitalleşme büyük bir etkiye sahiptir. Dijital araçlar, öğrencilerin daha etkili bir şekilde öğrenmesine yardımcı olur. Dijital eğitim materyalleri sayesinde öğrenciler, derslerine her zaman ve her yerden erişebilirler.Sağlık alanında da dijitalleşme etkisini göstermektedir. Dijital sağlık uygulamaları, hastaların sağlık durumlarını izlemelerine ve sağlık hizmetlerine daha hızlı erişmelerine yardımcı olur. Dijitalleşme sayesinde, tıbbi kayıtlar dijital olarak saklanır ve hastaların sağlık bilgilerine hızlı ve kolay bir şekilde erişilebilir.Sonuç olarak, dijitalleşme insan hayatını pek çok alanda olumlu yönde etkileyen bir süreçtir. İşletmeler, eğitim kurumları ve sağlık sektörü gibi pek çok sektör, dijitalleşmenin getirdiği fırsatları ve avantajları değerlendirmek için çalışmaktadır.Dijitalleşmenin Avantajları Nelerdir?Dijitalleşmenin avantajları arasında hız, verimlilik, erişilebilirlik, esneklik ve yenilikçilik yer almaktadır. Dijitalleşme, insanların işlemlerini hızlı bir şekilde gerçekleştirmesini ve zaman kaybı yaşamadan verimli bir şekilde çalışmasını sağlar. Bu sayede, işletmeler müşterilerine daha iyi hizmet sunabilir ve rekabet güçlerini artırabilir. Dijitalleşmenin avantajlarını madde madde açıklayacak olursak: Hız: Dijitalleşme sayesinde işlemler daha hızlı gerçekleştirilir. Örneğin, bir dosyayı kağıt ortamında işlemek yerine dijital olarak işlemek daha hızlıdır. Bu sayede, işlemler daha hızlı tamamlanır ve zaman kaybı azalır. Verimlilik: Dijitalleşme, işlemlerin daha verimli bir şekilde yapılmasını sağlar. Örneğin, bir işletme kağıt fatura yerine dijital fatura kullanarak daha verimli bir şekilde fatura işlemlerini gerçekleştirebilir. Bu sayede, işletmenin iş yükü azalır ve verimliliği artar. Erişilebilirlik: Dijitalleşme, bilgiye ve kaynaklara daha kolay erişim sağlar. Örneğin, bir öğrenci ders materyallerine internet üzerinden erişebilir ve her zaman ve her yerde derslerine çalışabilir. Esneklik: Dijitalleşme, işlemlerin daha esnek bir şekilde yapılmasını sağlar. Örneğin, bir işletme, çalışanlarının evden çalışmasına izin vererek daha esnek bir çalışma ortamı yaratabilir. Yenilikçilik: Dijitalleşme, yeni iş modelleri ve iş fırsatları yaratır. Örneğin, bir işletme, dijital pazarlama stratejileri kullanarak yeni müşteriler kazanabilir veya yeni ürünler geliştirerek pazar payını artırabilir. Dijitalleşmenin Dezavantajları Nelerdir?Dijitalleşmenin dezavantajları arasında güvenlik sorunları, bağımlılık, özel hayatın gizliliği ve dijital uçurum yer almaktadır. Dijitalleşme, internetin kullanımı ile artan siber suçlar, çevrimiçi tehditler, veri ihlalleri gibi güvenlik sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Ayrıca, dijital teknolojilerin kullanımı bağımlılık yaratabilir ve özellikle çocuklar ve gençler için riskli olabilir. Dijitalleşmenin dezavantajlarını madde madde açıklayacak olursak: Güvenlik sorunları: Dijitalleşme, internetin kullanımı ile artan siber suçlar, çevrimiçi tehditler, veri ihlalleri gibi güvenlik sorunlarını da beraberinde getirmektedir. Örneğin, birçok kişi dolandırıcılık, kimlik avı ve fidye yazılımı gibi çevrimiçi tehditlere maruz kalabilmektedir. Bağımlılık: Dijital teknolojilerin kullanımı bağımlılık yaratabilir ve özellikle çocuklar ve gençler için riskli olabilir. Örneğin, sosyal medya, video oyunları veya diğer çevrimiçi uygulamaların aşırı kullanımı, sosyal ve duygusal sorunlara neden olabilir. Özel hayatın gizliliği: Dijitalleşme, özel hayatın gizliliği konusunda sorunlar yaratabilir. Özellikle, internet ve sosyal medya gibi dijital teknolojiler, kişisel bilgilerin kolayca paylaşılmasına neden olabilir ve bu da kişisel gizliliğin ihlal edilmesine yol açabilir. Dijital uçurum: Dijitalleşme, bazı kişilerin dijital teknolojilere erişememesi veya kullanamaması sonucu dijital uçurum olarak adlandırılan bir eşitsizliğe neden olabilir. Örneğin, düşük gelirli insanlar, kırsal kesimlerde yaşayanlar veya yaşlılar, dijital teknolojilere erişim konusunda dezavantajlı olabilirler. Teknolojik hatalar: Dijitalleşme, teknolojik hatalara da neden olabilir. Örneğin, bir sistem hatası veya veri kaybı, işletmeler veya kuruluşlar için ciddi bir sorun haline gelebilir. Dijitalleşmeyi Gelecekte Ne Bekliyor? Hayatımıza Girecek Yeni TeknolojilerDijitalleşmenin hızla gelişmesiyle birlikte gelecekte dijital alanlarda birçok yenilik beklenmektedir. Bunlar arasında yapay zeka, nesnelerin interneti, blockchain teknolojisi, 5G teknolojisi, siber güvenlik ve otonom sistemler gibi alanlar önemli bir rol oynayacaktır.Yapay Zeka (AI)Yapay zeka, bilgisayarların insan benzeri öğrenme ve karar verme yetenekleri kazanmasını sağlar. Gelecekte, yapay zeka teknolojileri daha da geliştirilecek ve kullanım alanları daha da artacaktır. Bu teknolojiler, sağlık, ulaşım, tarım, eğitim, işletmeler ve daha birçok alanda kullanılabilecektir.Nesnelerin İnterneti (IoT)Nesnelerin interneti, her türlü cihazın internete bağlanması ve birbirleriyle iletişim kurması anlamına gelir. Bu teknoloji, evlerimizden şehirlerimize kadar her yerde kullanılabilir. Nesnelerin interneti teknolojisi sayesinde, akıllı evler, akıllı şehirler, akıllı arabalar ve daha birçok yenilik hayatımıza girecektir.Blockchain TeknolojisiBlockchain teknolojisi, merkezi olmayan ve güvenli bir veri depolama ve iletişim sistemi sağlar. Bu teknolojinin kullanım alanları arasında finans, sağlık, sigorta, taşımacılık, lojistik ve daha birçok alan bulunmaktadır.5G Teknolojisi5G teknolojisi, daha hızlı internet bağlantısı, daha düşük gecikme süresi ve daha fazla cihaz bağlantısı sağlar. Bu teknolojinin kullanımı sayesinde, akıllı şehirler, akıllı fabrikalar, otonom araçlar ve daha birçok yenilik hayatımıza girecektir.Siber GüvenlikDijitalleşmenin hızlı gelişmesi, siber saldırıların da artmasına neden olmaktadır. Gelecekte, siber güvenlik teknolojileri daha da geliştirilecek ve güvenli dijital ortamlar oluşturulacaktır.Otonom SistemlerOtonom sistemler, insan müdahalesi olmadan çalışabilen sistemlerdir. Bu teknolojilerin kullanım alanları arasında otonom araçlar, insansız hava araçları, otonom fabrikalar ve daha birçok alan bulunmaktadır.Tüm bu teknolojilerin gelişmesi, dijitalleşmenin daha da yaygınlaşması ve hayatımızın her alanına nüfuz etmesi beklenmektedir.
Bir Marka Sesi Nasıl Oluşturulur?
Marka sesi, bir şirketin müşterileri ve paydaşlarıyla yazılı ve sözlü iletişimindeki kendine özgü kişiliğini ve ses tonunu ifade eder. Bir şirketin kelimelerinden ve dilinden, mesajlarında ilettiği duygu ve değerlere kadar her şeyi kapsar. İşletmelerin güçlü ve farklı bir marka sesine ihtiyaç duymasının çeşitli nedenleri vardır.Benzersiz bir marka sesi, işletmelerin kalabalık bir pazarda öne çıkmasına yardımcı olur. Rakiplerinden ayrışmalarını ve müşterilerin kolayca tanıyıp bağ kurabileceği benzersiz bir kimlik oluşturmalarını sağlar. Ayrıca, tutarlı bir marka sesi, müşteriler üzerinde güçlü ve unutulmaz bir etki yaratarak marka bilinirliği ve sadakati oluşturmaya yardımcı olur.Örneğin, herkes tek ısırık alınmış bir elma logosunu tanıyabilir.Kısacası, güçlü ve benzersiz bir marka sesine sahip olmak, işletmelerin güçlü bir marka kimliği oluşturmaları, rekabet avantajı elde etmeleri ve hedef kitleleriyle bağlantı kurmaları için çok önemlidir. Kişiliklerini ve değerlerini yansıtan bir marka sesi geliştirerek, işletmeler müşterilerle rezonansa giren ve kalıcı bir izlenim bırakan güçlü ve özgün bir iletişim tarzı yaratabilir.Marka Kişiliğinizi ve Değerlerinizi TanımlayınMarka kişiliğinizi ve değerlerinizi tanımlamak, sağlam ve benzersiz bir marka sesi oluşturmanın kritik ilk adımıdır. Marka kişiliğiniz, işletmenizin kişiliğini tanımlayan özelliklere ve niteliklere atıfta bulunur. Marka değerleriniz ise, eylemlerinizi ve kararlarınızı yönlendiren inançlar ve ilkelerle ilgilidir.Marka kişiliğinizi ve değerlerinizi tanımlayarak, iletişiminizin markanızın kimliğiyle tutarlı ve özgün olmasını sağlayacak temeli atabilirsiniz. Bu temel, hedef kitlenizle rezonansa giren bir ton ve kişilik oluşturmanıza rehberlik edebilir.Markanızın değerini tanımlamanın etkili bir yolu marka denetimi yapmaktır. Bu, markanızın mevcut mesajlarını ve iletişimini analiz ederek güçlü ve zayıf yönleri belirlemeyi içerir. Bu yöntem, markanızın mevcut konumlandırmasını daha iyi anlamanıza ve marka sesinizi geliştirmek için bir strateji oluşturmanıza yardımcı olabilir.Hedef Kitlenizi BelirleyinHedef kitlenizi belirlemek ve onların ihtiyaçlarını, tercihlerini ve sorunlarını anlamak, güçlü ve etkili bir marka sesi geliştirmek için çok önemlidir. Hedef kitleniz, mesajlarınızla ulaşmak istediğiniz insan grubudur ve onları anlamak, onlarla rezonansa giren bir ses oluşturmak için kritiktir.Kitlelerinizin demografik yapısı, davranışları ve tercihleri hakkında araştırma yaparak ve içgörüler toplayarak onların ihtiyaçlarını ve isteklerini daha ayrıntılı şekilde anlayabilirsiniz. Bu bilgiler, hedef kitlenize doğrudan hitap eden, endişelerini ele alan ve sorunlarına çözümler sunan bir marka sesi oluşturmanıza yardımcı olabilir. Sonuç olarak, hedef kitlenizi anlamak, özgün, ilişkilendirilebilir ve iş hedeflerinize ulaşmada etkili bir marka sesi yaratmanın anahtarıdır.Marka Sesinizi GeliştirinMarka kişiliği, bir markayla ilişkilendirilen insan özellikleri ve niteliklerinden oluşur. Samimi, yenilikçi veya profesyonel gibi özellikleri içerir ve markayı daha ilişkilendirilebilir ve akılda kalıcı hale getirmeyi amaçlar. Marka kişiliği, marka sesini şekillendirmeye yardımcı olur, ancak görsel kimlikten mesajlaşmaya kadar markanın tüm yönlerini kapsayan daha geniş bir kavramdır.Marka sesi ise, bir markanın hedef kitlesiyle iletişim kurarken kullandığı özelliklerin, dilin ve mesajların benzersiz birleşimini ifade eder. Markanın kişiliğini, değerlerini ve inançlarını kapsar ve kitleyle duygusal bir bağ kurmayı amaçlar. Marka sesi, hem kullanılan dil ve ton hem de içerik ve mesajlaşma açısından markanın nasıl iletişim kurduğunu yönlendirir.Ses tonu ise, bir markanın iletişiminde kullandığı belirli tarz veya yaklaşımı ifade eder. Markanın kişiliğine ve ulaşmak istediği kitleye bağlı olarak resmi, samimi, esprili veya ciddi olabilir. Ses tonu, marka sesinin önemli bir bileşenidir, ancak markanın genel kişiliği ve mesajlarından ziyade iletişim tarzına odaklanır.İşte marka sesi geliştirmeniz için bazı ipuçları: Bir marka sesi rehberi oluşturun. Marka sesi rehberi, marka sesinizin temel unsurlarını (kişilik, değerler, ton ve mesajlaşma) özetleyen bir belgedir. Bu rehber, tüm pazarlama ve iletişim çalışmalarınızda referans noktası olarak kullanılmalıdır. Marka mesajınızı ve dilinizi tanımlayın. Güçlü bir marka sesi geliştirmek için mesajınız ve diliniz hakkında net olmanız gerekir. Bu, ana mesajlarınızı belirlemeyi, bu mesajları iletmek için doğru kelimeleri ve ifadeleri seçmeyi ve tüm kanallarda tutarlı olmayı içerir. Hedef kitlenizi göz önünde bulundurun. Marka sesiniz hedef kitlenize göre uyarlanmalıdır. Kitlelerinizin demografik özelliklerini, psikografilerini ve diğer özelliklerini düşünün ve onlarla rezonansa girecek şekilde nasıl iletişim kurabileceğinizi değerlendirin. Özgün ve tutarlı olun. Marka sesiniz tüm kanallarda özgün ve tutarlı olmalıdır. Bu, marka kişiliğinize ve değerlerinize sadık kalmanız ve ton, mesaj ve dil açısından tutarlı bir iletişim sağlamanız anlamına gelir. Zamanla marka sesinizi test edin ve geliştirin. Marka sesiniz sabit değildir. Hedef kitlenizden geri bildirim ve içgörüler topladıkça, zamanla marka sesinizi geliştirmeniz ve uyarlamanız gerekebilir. Bu, sürekli test etmeyi, denemeler yapmayı ve gerektiğinde değişikliklere açık olmayı gerektirir. Marka Sesinizi UygulayınBir marka sesi geliştirmek sadece başlangıçtır; önemli olan bu sesi tutarlı şekilde uygulamaktır. Marka sesinizi farklı içerik türlerine uygulamanın anahtarı, tüm kanallarda tutarlılığı sağlamaktır. Marka sesinize ve mesajlarınıza sadık kalarak, hedef kitlenizde yankı uyandıran güçlü ve tanınabilir bir marka inşa edebilirsiniz.Marka sesinin ve dilinin kitleye ulaştığı sayısız örnek olsa da, marka sesinizi uygulayabileceğiniz dört ana kanal vardır. Haydi bunlara daha yakından bakalım.Blog YazılarıBlog yazılarına marka sesinizi uygulamanın birçok yolu vardır. Örneğin, marka sesiniz samimi ve konuşkan ise, yazılarınızda daha gündelik bir ton kullanabilir, anekdotlara veya kişisel hikayelere yer verebilirsiniz. Bu, okuyucularınızla bağ kurmanıza yardımcı olur ve içeriklerinizle etkileşim olasılığını artırır.Diğer yandan, marka sesiniz daha profesyonel veya teknikse, blog yazılarınız daha yapısal ve bilgilendirici olabilir, okuyucularınıza değerli içgörüler ve uzman tavsiyeleri sunabilir. Bu, markanızı sektörünüzde bir düşünce lideri olarak konumlandırmanıza yardımcı olur, böylece kitlenizde güven ve itibar oluşturabilirsiniz.Grammarly’nin blog yazılarına kısa bir örnek bakalım: Yalnızca bu iki blog örneğine bakarak, Grammarly’nin blog yazılarında tutarlı bir marka sesi olduğunu söyleyebiliriz. Her iki örnekte de “biz” zamirinin kullanıldığını, kısa cümleleri ve basit, samimi görselleri görebiliriz. Bu özelliklerin tümü, okuyucuya veya kullanıcıya sürekli olarak markanın sesiyle karşılaştığını hissettiren unsurlardır.Sosyal MedyaSosyal medya, işletmelerin marka seslerini daha samimi ve kişisel bir şekilde ifade etmeleri için mükemmel bir fırsattır. Sosyal medya için marka sesi geliştirirken, hedef kitle için en alakalı ve ilgi çekici içeriklerin dikkate alınması önemlidir.İşletmeler, hedef kitlelerinin tercihlerini dikkate alarak espri, cesur ifadeler veya düşündürücü mesajlar kullanarak marka sesini aktarabilirler. Tüm sosyal medya platformlarında tutarlılığı sağlamak için, aynı dili, üslubu ve tonu kullanmanın yanı sıra görsel unsurların da marka stil rehberiyle uyumlu olması gerekir.Sosyal medyada marka sesini uygulamanın en iyi ve en bariz yollarından biri hashtag kullanmaktır. AnalyticaHouse’un neredeyse tüm Instagram gönderilerinde ve profilinde #neverenough etiketine rastlamak mümkündür. E-posta PazarlamasıE-posta pazarlaması da marka sesinizi ifade etmek için güçlü bir araçtır ve doğrudan hedef kitlenizle iletişim kurmak için kullanılabilir. Tutarlı bir marka sesi geliştirmek için e-postalarınızın diğer marka mesajlarınızla tutarlı olmasını sağlamalısınız. Bu, ton, dil ve tarz açısından markanızın değerleri ve kişiliğiyle uyumlu olmayı içerir.Kişiselleştirme de e-posta pazarlamasında çok önemlidir. Müşteri verilerinizi kullanarak, e-postalarınızı alıcıların isimleri, konumları ve tercihleri gibi bilgilere göre özelleştirebilirsiniz. E-postalarınızı kişiselleştirerek, abonelerinizin daha değerli hissetmelerini sağlayabilir, etkileşimi artırabilir ve marka sadakati oluşturabilirsiniz.ReklamcılıkMarka sesiniz reklamcılıkta da ifade edilebilir. Örneğin, marka sesiniz eğlenceli ve enerjikse, reklamlarınız parlak renkler, cesur grafikler ve akılda kalıcı sloganlar içerebilir. Marka sesiniz daha ciddi veya profesyonelse, reklamlarınız daha bilgilendirici ve gerçeklere dayalı olabilir.Marka Sesinizi ÖlçünMarka sesinizin etkinliğini ölçmek, iş hedeflerinize katkı sağladığından emin olmak için kritiktir. Marka sesinizin etkisini takip edip analiz etmezseniz, çabalarınızın etkili olup olmadığını veya stratejinizi geliştirmek için değişiklik yapmanız gerekip gerekmediğini bilemezsiniz. Etkili ölçüm, neyin işe yaradığını, neyin yaramadığını ve en iyi yatırım getirisini elde etmek için çabalarınızı nereye odaklamanız gerektiğini anlamanıza yardımcı olabilir.Kaynakça Grammarly – Marka Sesi Nasıl Oluşturulur Investopedia – Marka Kişiliği Tanımı CoSchedule – Marka Sesi Rehberi RockContent – Marka Sesi Örnekleri Content Marketing Institute – Marka Sesini Tanımlamak